Kobe Nasıl Çalışırdı ?

Nba Efsanesi 2000 li yılların en dominant oyuncusu kobe Kobe Braynt Nasıl çalıştı?

 

Black Griffinin Tanık olduğu bir hikaye:

abd basketbol takımı, basketbol Kampı Için las vegas’a gittikleri günün ilk gecesi, blake griffin kobe’nin Geçici ay ettik Colun bisiklet sürdüğü söylentilerini Duymus ettik Ortasında Yaklasik 64 km “64 km? Bir gecede? siz buna inaniyor musunuz ??” diye tepki vermişti. daha sonra ekleyerek “bu olayı duyduktan sonra bir dahaki sefere bryant’aş eşlik etmek için sormayı planladım.” demişti. griffin’in oğlanı tek dersi istediği kobe’nin çölde gece vakti 64 km bisiklet sürüp sürünüği gerçeğiydi. “Şehir efsanelerini severim kim sevmez ki?” Ama sonradan blake griffin olayınze doğru geliyor öğreniyor. nasılmı? kobe ​​hayatı boyunca beraber çalıştığı antrenörü tim grover’a hazırladıkları yaz spor programına bisiklet antremanları da eklemek istediğini söylüyor. bunun için bir grup için bisiklet kiralıyor – bir tane kobe için ve bir tane de kobe’nin yakın korumasıyla ve abd takımının ilk antreman gününden önce kafalarına ışıklı şapkalardan takarak yolculuğa başlıyorlar. grove: “sabaha karşı 2 sularında antrenman bitmiş ve sabah 7:30 da takımla birlikte fitness salonunda yerimizi almıştık” diyor. bu gibi hikayeler, blake griffin ve birçok nba oyuncusuna şehir efsanesi gelirken, kobe bryant için sıradan bir salı akşamıydı. bir başka hikaye de kobe’nin neredeyse tamam maçında takım arkadaşları bir araya toplayıp, eline laptopu alıp nasıl daha iyi hücum edebileceklerini gösterip, taktik vermesidir. ’97 smaç yarışması’nda uçarken zaten kobe’nin maçında gününde ekstradan süper yoğunlukta idmanlar yaptığını bilmeyen yapmak diye umuyorum. göster hatta espn muhabiri rick reilly “yerde Dizili Olan 12 tane dubanın Arasında koşup, durup evlat enerjisine Kadar şınav çektiğini gördüğümde kendimi hayranlıkla izlemekten alıkoyamamıştım. bir de bunu 7 set yaptıgını görünce ona neden kobe dendiğini anlamıştım” demiştir. Dallas periyotta 3 gibi Bir Takımdan daha Fazla sayı atarken shaq yazdığı kitapta O’nun Için “salona girersiniz o’nu domuz gibi hırıldanarak üst sürdüğünü gorursunuz STI mavericks; ancak Bir kaçırmamanız Gereken şey Ufak Bir nokta var, o da elinde üstten bunu yapmaktır. “demiştir.

 

81 sayı sonrası bench’e alınırken

Kevin Durant kendisi için:

“Abd sepetinde kampında nadir, antrenman olmayan, boş günlerden biriydi. İsteğinizlerin salonunda yapılabileceğini söylemişti. Ben ve jeff (yeşil) biraz günün tadini çıkardıktan Sonra birkaç, tur atış çalışmak Için salonun Yolunu tutmuştuk. Salona girdiğimizde kobe kan terasında kalmış ettik çoktan CALISMASINI bitirmişti. Bizi gördüğünde “geç kaldınız. idman çoktan bitti “diyerek gülümsemişti. o gerçekten ilham verici bir basketbolcu.” yorumunda bulunmuştur. tek ve eşsiz mvp’si ron artest ise “üçüncü antrenman bitmiştir. izin verin de size kobe” jöle fasulyesi “bryant’ı neden sevdiğimi söyliyem sabaha karşı 6: 45’te salonda olurum, ama siyah mamba 5: 30’dan beri oradadır “demiştir. boston finalleri 7. maç sonu john celestand (eski takım arkadaşı) kendisi için “anladığım zaman sezon öncesi antrenmanlarına tekabül ettidu sihirbazlar karşı oynanan bir maçta kobe şut attığı elin dirseğini kırmıştı. antrenmanlara bir buçuk saat önceden gelerek, hep ilk gelen isim olmuştu ama ama yine de bu bir oğlu bulmasını ve antrenmana giden ilk ismin ben olmasını istiyordum ki yeni jersey’de oynarken bu hep böyle olmuştu sakatlığa ek olarak bir de benim sepetim salonuna kobe’den 25 dakika daha yakın oturduğumu söylemek isterdim. bunu üzülerek ve kendimden utanç duyarak söylüyorum ama o gün kobe’nin sakatlığından dolayı tabi olacak olacak şekilde adım biliyor ve buna seviniyordum ki zaten o sakatlığa da gelmesi imkansızdı. değil mi? salona ilk adımımı atıyorum ve içeriiden basketbol topunun sesini duyuyorum. hayır! bu olamazdı! hayır, hayır! ya da .. evet olabilirdi … eğer kedi ise onu her türlü mümkün olabilirdi. ayn ı köşede sarılı ve terli bir şekilde sol eliyle açtım şutla çalıştığını görmem gibi. “demiştir. yıllar geçer kobe jordan’a taktik verir🙂

 

abd takım koçu robert’ın ağzında:

“Gece saat 3.30 sularında tv karşısında casablanca’yı izliyor ve uykuya dalmak üzereydim. Yatağa uzandım ve o da ne? Kobe gecenin köründe beni arıyor. Büyük bir endişeyle telefon açtım: – selam rob umarım rahatsız etmiyorum? + Hayır, hayır. merak ve merak ettim – koç senden Bir iyilik isticem. bana kondisyon antrenmanımda Yardımcı Olabilir misin? hepsi bu. Saatimi kontrol ettim saat sabaha Karşı 4 ettik. 15’ti . + tabi ki . o zaman tesislerde görüşürüz 20 dakikalık ziyaretinde hazırlanmam Yaklasik oraya gitmem. oraya gitmem. oraya gitmem. oryla gitmem. ordan gitlik ve kafa bulutu, kobe’yi görümda kobe’yi gördüm. yalnız. öyle bir terlemişti ki sanki yüzünden çıkıp gelmişti. ve saat sabahın 5’iydi. daha sonradan istediği antrenmanı 1 saat 15 dakika sonra oldu ordan güzellik salonunda geçtik ve burada 45 dakika boyunca çoklu güç idmanlarından oluşan programını yaptı. daha sonra ben eşyalarımı toplamak için salona geçtim çünkü saat 11’de tekrardan bu parkede ol mak zorundaydım. kobe’de diğer salona geçti ve yolları ayırdık. ertesi sabah uykulu, yorgun ve baş ağrısıyla birlikte uyku bölünmesinin bir insana yaşatabileceği her yan etkiyi yaşıyordum; teşekkürler kobe’ye. bir şeyler yedikten sonra tesislere gittim. tüm ekip oradaydı; özellikle bu kısım anılarımda hala canlıdır. lebron ile carmelo aralarında bir şeyler konuşuyor ve koç krzyzewski durant’e bir şeyler anlatıyor çalışıyordu.

sağ tarafta ise kobe şut çalışıyordu. yanına gittim ve

“Bu sabah iyi çalıştık değil mi mi?” Dedim.

anlamadım koç? + Bu sabah diyorum.

sabahın körü diyorum. iyi çalıştık. – evet koç. gerçekten teşekkür ederim.

+ e sen ne zaman bitirdin? – Neyi? + idmanı? ne zaman çıktın tesislerden?

– birazdan çıkarım. 800 tane daha çekelim desene.

o bir ağzım açık kalmıştı. allah’ım bu nasıl bir basketbol aşkı, bu nasıl mükemmelliyetçiliktir? ne kadar çalışkan olduğu ile ilgili her hikaye, cümle kesinlikle doğru. kendinden 10 yaş küçük oyuncuların üstünden smaç basması nasıl başarılsın çok daha iyi anlıyorum. “Bir keresinde, bir kerede kertede kerim kerim kerim kerim kerim kerim kerem kerim kerem kerem kerem kerem kerem kerem kerem kerem kerem kerem kerem kerem kerem kerem kerem kerem kerem kerem kerem kerem kerem kerem kerem kerem kerem kerem kerem kerem kerim kerem Bir günün başında otururken bana “bir günün lakers’ında en çok sayı atan oyuncu olacak, 5 ya da 6 şampiyonluk yüzüğüm olacak ve nba’in en iyi oyuncusu olurağım” demişti. bunu duyduğumda “o tabi tabi” diye tepki vermiştim. daha sonra gözümün içine bakıp bana “nba’in olacak smith’i olurağım” demişti “. O günler güzeldi.

2007 yılında kobe basketbol akademisi’ne katılan ve ülkenin o dönemdeki en gözde genç oyuncularından olan oj mayo kobe’nin yanına giderek, ondan kendisiyle birebir antrenman yapması için ricada bulunuyor. kobe ​​mayo’nun bu isteğini kırmayarak, “tabiki yapılırız. saat 3’te görüşmek üzere o zaman” der. saat 3 olur, geçer. ertesi gün mayonez kobe’ye öğleden önce nerede olduğunu sorar çünkü kobe antrenmana gelmemiştir. kobe ​​buna cevap olarak “gece 3 demiştim, öğlen 3 değil.” diyerek mayo’yu dumura uğratmıştır.

 

kimi zaman babası, kimi zaman belalı, sevgilisi, philide, kariyer, jordan’ı geçtiği zaman oyuncu sıfırı. 12 yaşında philadelphia’nın sonny hill yıldız liginde oynarken tüm sezonda attığım sayının toplamı. sayı üretemedim. bir sayı, ne de yanlışlıkla, bir sayı. babam “jöle” bryant ve amcam john bu ligin efsaneleri arasındaydı. 2.08’lik uzun forvet babam ve 1.93’lük oyun kurucu amcam … tüm ailemi rezil ediyordum! o zamana basketbolu bırakmışyım diye düşünmüş ve futbolda yoğunlaşmanın daha mantıklı olduğu kanısına varmıştım. işte tam bu noktada majesteleri’ne duyduğum saygı ve hayranlığım filizlenmeye başladı. çünkü jordan’ın lisede okul takımından daha birinci sınıfta çıkarıldığını; utanmanın ve yenilginin ne demek, bildiğini öğrenmiştim. ama o da kendisi için bir başlangıç ​​noktası görmüş, daha da güçlenmiş ve pes etmemişti. aynısını yapabilirdim ve bunu kendime bir görev olarak bildim. kendimi kanıtlama konusunda takıntılı hale gelmiştim. bunu yapabilirdim! bir kere takıntılı hale gelmiştim. sepetbol hakkında her şey; tarihini, oyuncularını, temel noktalarını öğrenmiştim. sadece bir daha herhangi bir maçı sıfır numarası ile bitirme konusunda değil, aynı zamanda kaybetmenin verdiği bir daha yaşamama konusunda da kararlıydım. sayı üretebilmek için öldürücü içgüdülerim o gün doğmuştu. 24 sene sonra ilham perimi geçtim. unutulmaz bir yolculuktu benim için. aynı zamanda büyük bir şerefti.Babaların sokağa çıkması yasağını uyguladığının farkındayım ve babam gece üstümü örtmeden önce beni odaya dişlerimi fırçalaması için gönderdiğinde lavaboya yavaş adımlarla gitmeseydim, diş macununun yerini birileri değiştirmiş gibi yapmasaydım, bir dişimi 2 kere, dilimi de 3 kere fırçalamasaydım, diş etlerim kanayana kadar diş ipiyle oynamasaydım, ağzımın içi uyuşana ve yanana kadar gargara suyu ile çalkalamasaydım, bugün ben kobe bryant olamazdım. bunları yapmasaydım, sıfır sayı attıktan sonra kendimi toparlayamazdım ve ben ilham veren o adamı gururlandıramazdım. bütün desteğiniz ve sevginiz, dahası da içimdeki hırçın çocuğun bunu kabul edilemez reddettiğini safra safra beni yalnız bırakmadığınız için sonsuz teşekkür ederim. sevgilerimle, mamba nicholson biliyorum bu kobe’nin hayatının en zor anı. Basketbol oynamak istiyor ama artık vücudu buna izin vermiyor. profesyonel bir sporcu olmanın en zor yanı bu da ihtiyacı diye düşünüyorum. ve yine eminim ki şu noktada, basketbolu en mükemmel şekli bırakabilmek için her şeyini vermeye hazırdır. ama o günler geride kaldı ve o şeyini verme arzusu ölene kadar peşini bırakmayacak. aynısı bird’e de, jordan’a da ve daha güzel bu spor için ölebilecek efsane isimlere de olmuştur. ama o tükenme anına gelindiğinde, her şey birazdan ve elinizden hiçbir şey gelemiyor. o’nu sevin veya ondan nefret edin ama elinde tutmayın kobe’nin basketbola verdiği değer veren kişi ya da birisi konuya verdiği önemlidir daha fazla olacaktır.

basketbol haberleri kobe braynt nasıl yürdü? Haberbasket.com

Comments are closed.

Proudly powered by WordPress | Theme: Baskerville 2 by Anders Noren.

Up ↑

%d bloggers like this: